Ana Sayfa > İlmihal > Allah’a Karşı Görev ve Sorumluluklarımız

Allah’a Karşı Görev ve Sorumluluklarımız

16 Haziran 2011, 12:07 Yorum yap Go to comments


İnsan, Allah’a inanmak ve ona kulluk etmekle yükümlüdür. Akıllı her insanın ilk ve temel sorumluluğu, ibadete ve övgüye layık tek ve yüce varlık olan Allah’a imandır. Yaratan Allah, yaratılan ve ona karşı görev ve sorumluluğu olan insandır. İnsanı evrenin en seçkin varlığı yapan, yaşatan, ona sahip olduğu her nimeti veren ve yeniden diriltecek olan Allah’tır. Bu inançla insan, Allah’ı sever, saygı duyar, şükreder, emirlerine uyar, yasaklarından sakınır.

Kur’an, insanın yaratılmasındaki temel amacın, Allah’ın varlığını tanımak, ona inanmak ve yalnızca ona kulluk etmek olarak belirlemiştir (Zâriyât, 51/56). Allah’a duyulan derin saygı, insan-Allah ilişkisini sağlamlaştırır ve insanı yüceltir:

“Eğer onlar iman edip Allah’ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi.” (Bakara, 2/103)

İnsan, Allah’a kulluk ederek Allah karşısındaki görev ve sorumluluğunu yerine getirir:

“… Ey Adem oğulları! Bana kulluk edin. Bu doğru yoldur…” (Yâsîn, 36/61)

Kur’an, insanın, Allah’a karşı görev ve sorumluluğu konusunda ona yol göstermektedir. Bu yolu izleyerek insan, kurtuluşa ve mutluluğa erer. İnsan, kendisinin sürekli alan, yararlanan, Allah’ın da veren konumunda olduğunu bilmeli ve onun karşısındaki sorumluluğunu asla unutmamalıdır. Görev ve sorumlulukları karşısında duyarlı olanlar, diğer insanlar ve evrendeki tüm varlıklarla ilişkilerinde de aynı duyarlılığı gösterirler.

İnsan-Allah ilişkisinde kuralları çiğneyen ve sürekli hata yapan insan, affeden, bağışlayan ise, Allah’tır. İnsanın hatasında ısrar etmemesi gerekir. Kur’an, ne kadar kusurlu olursa olsun, insanın Allah’tan bağışlanma dilemesini ve hiçbir zaman ümidini kesmemesini öğütler. Eğer kul, Allah’a yönelir, yürekten tövbe eder, özür dilerse, Allah da onu boş çevirmez:

“Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah’tan bağışlama dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur.” (Nisâ, 4/110)

İnsan-Allah ilişkisinde duâ, çok önemli bir yere sahiptir. Duâ, insanla Allah arasındaki ilişki ve iletişimi sürekli canlı tutar. Duâ, Allah’ın bağışlama ve esirgemesine yöneliştir, Allah’ın yardıma çağırılmasıdır. Kulun halini Allah’a arz etmesi, ona yakarması ve ona sığınmasıdır:

“Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.” (Bakara, 2/186)

Kaynak: Temel İslam Bilgileri

About these ads
Kategoriler:İlmihal Etiketler:
  1. 17 Haziran 2011, 21:05, 21:05

    En yüce makam “kulluk”makamı.Rabbim cümlemizi kendisine layık kullardan eylesin..

  2. 18 Haziran 2011, 00:41, 00:41

    canı gönülden amin, Allah razı olsun.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 41 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: